SİZİN HİÇ KENDİNİZE AİT BİR KAPINIZ OLDU MU?

2012 : 2013 döneminde Nükhet Hocamızın verdiği Haftalık ödevlerden biri daha : Kapı

****************************************************************************

tablodb4

****************************************************************************

Sizin hiç kendinize ait bir kapınız oldu mu? Kendi seçtiğiniz bir anahtarlıkla, istediğiniz zaman açabileceğiniz ya da kapatabileceğiniz bir kapınız! İstediğinizde dışarıya çıkıp hayata akabileceğiniz ya da içeriye girip rüyaya dalabileceğiniz bir kapınız oldu mu hiç!

Benim olmadı. Oysa ki çok isterdim olmasını. Ama benim bir kapım olmadı hiç! Anahtarlığım da keza!  Kapıcıklarla idare ettim ben hep, kapıcıklarla. Başkalarına ait kapıların üzerinden yaşadım mutluluğumu.  Oysa ki çok istemiştim bir kapım olsun. Anahtarımla açtığımda kapımı,  içerde sıcacık bir ailem olsun, sevecen bir eş, çocuklar, kendi yarattığım bir dünya, sıcacık bir yuva. Ama olmadı işte. Ben hep eksik yaşadım böyle.

Elbette ki kapımız vardı bizim de…Annem, babam ve  kardeşlerimle birlikte paylaştığım…Ama o zamanlarda bile yoktu aslında kapım…Çünkü bir anahtarım da yoktu ne yazık ki…Yuvaya bağlayan kapıyı açacak anahtarın yoksa senin, yuvan da yok demektir oysa!  Ama yoktu maalesef, ne anahtar, ne de bir kapı. Hiç olmadı, anahtar verilmedi bizlere hiçbir zaman, o yuva açılamadı, hep yarım kaldı. Belki de o yarımlıktır bugünlere getiren beni, belki de bu yüzden kendime ait bir kapım olamadı benim de.

Kapı deyip de geçmeyin.  O ki neler neler barındırır içeriğinde….Kapılardır insanı dışarıdan koruyan, ya da dışarıyı insandan.

Açılınca kapılar, adımını atınca insan içeri, bir de sıcaksa  yuvası, bekçisidir kapı insanın, güvenle kapanır kapı ve örülüverir sıcacık koza. Kapanınca kapılar;  dışarının hoyratlığından, kötüğünden, sevgisizliğinden de korunursun içerinin sıcaklığında. Her halükarda güvenliktir kapı, sevgiyle açılıp kapanırsa eğer.

Bazen de kilittir kapı, kapanı kapanıverir kapılar birer birer üstüne, gene bir kozanın içine girersiniz girmesine de bu defa korkarak, bu defa  canınız yanarak, bekçisidir insanın kapı,  sizi sizden ve sizi dışarıdan korur. Saklanırsınız içinizdekileri bilerek dışarıdan, kapı size engeldir, iyi ki de engeldir.

Ama en fenası, dışardakileri sizden koruyan kapılara denk gelmektir ki, insanın canı yanar yanmasına da  bu yanış haz veriyorsa size, işte o  tehlikeli bir kapanıştır, o zaman kapılar başka yerlere doğru açılır maazallah, sakınmak lazımdır böylesi kapılardan.

Ama arzuladığımız ama pek ender gördüğümüz kapılar vardır ki onlar her açılışlarında insanın içini umutla doldururlar, içerdeki mutluluğu dışa taşıyan, dışarıya ışık saçan kapılardır onlar. Hayata karışan bir sıcaklık taşırlar her açılışlarında.

Ve  de bunlardan bazıları öyle değerlidirler ki…. Sihir gerekir onları açmak için. Ali Baba ve 40 Haramilerdeki kapı gibidir bu kapılar, içlerinde nice hazineler barındıran. Kolay açılmazlar, öyle kolayca kendilerini  belli etmezler. İçindeki hazinenin güzelliği midir göz kamaştıran, göz kamaştıran hazinenin gizli kalışı mıdır yoksa! Ama bi açılırsa iki cihan da mutlu olur garanti, ama iyi karar vermek lazım ne kadarını açmaya!

Kimileri için bir oyun sahnesine giriştir kapı. Sahneye gelir, oyununu oynar ve gider. Hayatı oyunla geçer. Bilmez hangisi oyun, hangisi gerçek. Kendini de bilmez oysa. Oyun oynadığını ise asla.

Bazıları için güvenliktir evin kapısı, kapatır kapısını dış dünyaya ve her şeyden sakınır kendisini. Ne etliye, ne sütlüye karışır, var olmanın neresindedir, kendi de bilmez doğrusu! Yaşamak denirse buna!

Bazıları içinse Kırmızı Şapkalı Kızın ninesinin evinin kapısıdır, içerde tanıdık, güvenilir biri var zannedersiniz oysa çoktan ele geçirmişlerdir kaleyi. Kolay girersiniz de, nasıl çıkacağınızı bilemezsiniz.

Kimileri için bir hapishane kapısıdır…Çıkmak istersiniz çıkamazsınız, bir kere ökselenmişsinizdir, girmeyi zaten istemezsiniz ama tıpış tıpış girersiniz içeriye bazen yine de, mecbursunuzdur zira.

Bazıları içinse kurtuluştur kapı….ama açmayı bilemez….Bi çevirse kolunu, çıkabilecek ama çevirmeye gücü yetmez. Bütün hayalleri alınmıştır elinden, kapalı kapılar ardında kaybolur gider solar gençliği…

Bazıları için kurtuluşa geçittir kapı bunlardan bazılarına…Baba evinden koca evine, bir mal gibi o kapıdan bu kapıya, sokak yüzü görmeden, bir arkadaş edinemeden,  okuyamadan, kendini tanıyamadan geçiş, genç kızlıktan kadınlığa, karı lakabıyla koca malı olmaya bir geçiş. An gelir artık kapı yoktur, kapının orda olduğunu göremeyecek kadar kanıksamışlardır kapıyı, boşvermişlerdir kapıyı, çoğu kadının yaptığı gibi.

Bazı kapılarsa vardırlar ama aslında yokturlar. İçerdekiler çoktan o kapıdan geçip gitmişlerdir, bedenen içeride tutsak olsalar da…Belki de en mutluları onlar mıdır diye düşünürüm çoğu kez!

Ben hangisiyim acaba! Bazen o kapıdan çoktan geçip gidenlerden olsam da, bazen açmayı bilemesem de, bazen bir oyun oynasam da sahnesinde, bazen bir koza gibi içine girsem de , bazen gizli bir hazine gibi bulunmayı özlesem de ve bazen hazinelerimi herkesle paylaşsam da galiba ben yok yok aslında ben kapının ta kendisiyim galiba. Evet, kendime ait bir kapım olmadı, o kapıyla birlikte gelen sıcacık bir yuvam da belki  ama ailemle yaşadığım yuva gene de yetti bana, insan elindekiyle mutlu olmayı seçebilmeli,  içindeyken çok kaçmayı arzuladıysam da kalmayı tercih etmem de aslında beni ben yapan özelliklerimdendi, hazine olup bulunmaktansa hazineyi paylaşmaksa ancak kapıyı açarak olabilirdi. Geç de olsa fark edebildim ya bunu!..Evet  ben bir kapıymışım meğerse… Ondanmış kendimi fark edememem.

Kendime ait bir yuvaya kapı olamasam da nice güzelliklere, hazinelere açılan bir kapıyım ben…İsteyene huzur ve mutluluk, isteyene  melankoli, isteyene hüzün de verebilirim, isteyene yol da gösterebilirim, sadece istemek yeter açılmam için. Ben bir sevda kapısıyım, tamamiyle açıktır kapım herkese, ama baktınız mı önceleri kapalı göreceksiniz beni,  itmeden, itelemeden, tam anlamıyla kapatmadan, bir dokunuşla açılıverecek mişcesine tutuyorum kapımı sizlere. Bakış açışına bağlıdır benim kapımın açıklığı ya da kapalılığı…Gönül kapınız açıksa girebilirsiniz ancak o kapıdan içeri …Nasıl açılacağıysa açanın marifetine bağlıdır ancak bir de açacak olanınkine…Kapımızda kilit yoktur ey dost,  yavaşça ittir ve gir içeriye.

AYŞEN CUMHUR ÖZKAYA- 27.11.2012

423425_10150512224939159_634061603_n

About Ayşen Cumhur Özkaya

Ruhu Sanatçı Gönlü İnançlı Hali Hüzünlü Şefkatli Romantik Her daim Duygusal Hayalci Melankolik Karşılıksız Seven Çocuk Kalpli İlahi Aşka Aşık biri
Bu yazı EDEBİYAT - YAZILARIM, ŞİİRLERİM ** My Writings, Poems içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s