Herkesin bir eksiği vardır, Dahilerin bile…

Tarihe adını altın harflerle yazdırmış, ressam, şair, bilim adamları onlar. Hem dahi hem de çok yetenekliler. Peki hepsinin çok ilginç bir ortak özelliği olduğunu biliyor muydunuz?

Örneğin 20’inci yüzyılın en önemli kuramsal fizikçisi olarak nitelenen Albert Einstein basit matematiksel problemleri çözmede güçlük yaratan disleksi yani “öğrenme bozukluğu” hastalığına sahip. Fizik, kimya, matematik dehası sayılan ve IQ’su gelmiş geçmiş en yüksek insan olan Einstein bir zamanlar öğrenme bozukluğu çektiği için tembel ve başarısız olduğu gerekçesiyle okuldan atılmıştır. Hatta dünya tarihine damgasını vuran Einstein bu hastalık yüzünden 3 yaşına kadar konuşamamış ve konuşmaya da kekeleyerek başlamıştır. Dokuz yaşında okula başladığında bile hala tam anlamıyla çok düzgün konuşamadığı söylenir.

Ya da tarihte şiddetli baş ağrılarının görme anormalliklerine neden olduğu migren hastalığının sadece dâhilerde rastlanan bir hastalık olduğu inancı olduğunu biliyor muydunuz? Örneğin Van Gogh, Claude Monet, Napolyon, Elvis Presley ve   Picasso gibi tarihe adını yazdırmış birçok önemli insan migren hastasıydı.

Özellikle ressamların eserlerini migren hastalığının çok etkilediği bilinir. Claude Monet ile Van Gogh ise ışığı hareli olarak algılamasına ve özellikle son dönemlerinde en çok sarı rengi seçebilmeleri neden olan katarakttan, eserlerindeki kullandıkları renkler zamanla sarı ağırlıklı olduğu görünür.

Demek ki neymiş….Hiçbir şey bizi kısıtlayamaz, eksikliklerimiz, hastalıklarımız sadece kendiniz kendinizi kısıtlarsanız size hastalık, eksiklik olarak geri döner. İnsanları dış görünüşlerine ya da hastalıklarına, eksikliklerine göre değerlendireceğimize kendimize baksak daha iyi değil mi…

Şizofren olanlar, kekeme olanlar, kör ve işitme engelli olanlar…İşte tarihe adını altın harflerle yazdırmış isimler ve günümüze damgasını vurmuş pek çok ünlü kişi ve onların hayatlarını zorlaştıran hastalıkları :

********************************************************************************

ADOLF HITLER 

*Parkinson

*Manik depresif

********************************************************************************

AGATHA CHRISTIE (1890 – 1976)

“-Ailedeki en yavaş kişi olduğumu düşünürdüm. Korkarım oldukça haklıydım ve bu gerçeği kabul etmem gerekiyordu. Yazmak ve hecelemek benim için kabustu. Yazdığım harfler asıllarından çok farklı oluyordu. Okuma ve telaffuzum da felaket derecede kötüydü.”Agahta Christie-

İngiliz yazar, popüler edebiyatın en önemli isimlerinden biri ve dedektif Hercule Poirot tipinin yaratıcısıdır. Mary Westmacott takma adıyla aşk romanları da yazmıştır. Ancak asıl ününü, yazdığı 80 dedektif romanına ve West End tiyatrolarında başarıyla sahnelenen oyunlarına borçludur.

*Histerik Füg : Bu rahatsızlık kişiyi gerçek dünyadan koparır. Bu hayal dünyasının Agatha Christie’ye kazandırdıkları göz ardı edilemez.

*Epilepsi

********************************************************************************

ALBERT EINSTEIN  (1879 – 1955)

Yahudi asıllı Alman teorik fizikçi. 20. yüzyılın en önemli kuramsal fizikçisi olarak nitelendirilir..)

*Disleksi : “-Öğretmenlerim aklımın yavaş çalıştığını, asosyal olduğumu ve ölene kadar aptal rüyalarımın peşinde sersemce savrulacağımı söylüyorlardı.” Albert Einstein 

*Otistik Spektrum Bozukluğu : Asperger sendromu olarak da söylense de aslında Otistik Spektrum Bozukluğuna sahipti.

********************************************************************************

ALEXANDER GRAHAM BELL 
İskoçya asıllı ABD’li bilim adamı, mucit ve sanayici. Telefonu icat eden kişi olarak tanınır.

*Disleksi

********************************************************************************

ALFRED NOBEL 
İsveçli kimyager ve mühendis, dinamitin mucidi. Vasiyetiyle Nobel Ödülleri’ni başlatmıştır.

*Epilepsi

********************************************************************************

ARISTOTALES 
Antik Yunan filozof. Platon ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan biri sayılır. Fizik, astronomi, ilk felsefe, zooloji, mantık, politika ve biyoloji gibi konularda pek çok eser verdi.

*Kekeme

********************************************************************************

BENJAMIN FRANKLIN 
Philadelphia ABD’li yayımcı, yazar, mucit, felsefeci, bilim adamı, siyasetçi ve diplomat. Franklin, elektrik yüklerindeki artı ve eksi uçlarını keşfetti ve elektriğin korunumu ilkesini ortaya attı. Şimşeğin elektriksel bir olay olduğunu keşfetti. Elektrikten etkilenmeleri sebebiyle kendisinin kurtulmasına rağmen iki yardımcısının öldüğü bu deneyden yola çıkarak paratoner’i keşfetti, güneş ışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını başlattı.

*Asperger bozukluğu

********************************************************************************

BILL GATES 

*Asperger Bozukluğu 

********************************************************************************

BRUCE WILLIS 

*Kekeme  : Gençlik yıllarında uzun süre kekemelikten kurtulmak için tedavi gördü.

********************************************************************************

CAMERON DIAZ 

*Takıntı hastalığı (Obsesif kompulsif bozukluk)

********************************************************************************

CHARLES DARWIN (1809 – 1882)

İngiliz doğa tarihçisi. İnsan dahil tüm canlı türlerinin doğal seçilim yoluyla bir ya da birkaç ortak atadan evrildiğini öne sürmüş ve o günün şartlarına göre bu teoriyi destekleyen pek çok kanıt sundu.

*Kekeme

*Chagas Hastalığı : Chagas hastası da olan Darwin’in vücudunun içinde yumuşak kanatsız böcekler dolaşıyordu. Tüm bunları hisseden Darwin bu böceklerle ilgili bilgileri bile kitaplarına aktardı.

*Takıntı Hastalığı (Obsesif kompulsif bozukluk) 

********************************************************************************

CHARLES DICKENS 
İngiliz yazar olan Dickens, Mister Pickvoick gibi garip ve ilgi çekici bir kişi yarattı, Oliver Twist’in ve Nicholas Nickleby’nin serüvenlerini anlattı, daha sonra da duygulu başeserini, David Copperfield’i kaleme aldı.

*Astım

*Epilepsi 

********************************************************************************

CHARLIE SHEEN 

*Disleksi

********************************************************************************

CHER 

*Disleksi : “- Okulda hep kötü notlar alırdım, C’ler, D’ler ve F’ler… Sonunda okuldan kaçtım. Öğrendiğim her şeyi dinleyerek aklıma sokmam gerekiyordu. Bu da beni çok zorluyordu. Karneme hep potansiyelimi tam anlamıyla kullanamadığım notu düşülürdü…”Cher

********************************************************************************

CHRISTY BROWN (1932 – 1981)

İrlanda asıllı yazar, ressam olan Brown, beyin felci ile dünyaya gelmiş ve uzun süre hareket ve konuşma yetileri olmadan yaşamıştır. Christy Brown sol ayağını kullanarak yazmayı ve resim yapmayı başardı.

*Epilepsi            

********************************************************************************



CLARK GABLE 

*Asperger bozukluğu

********************************************************************************

CLAUDE MONET 
Fransız empresyonist (izlenimci) ressam. İzlenimcilik terimi, Monet’nin İzlenim: Gün Doğumu adlı resminden gelmektedir. İzlenimcilik, modern resim sanatındaki ilk büyük devrimci harekettir. Monet, resimlerinde fırça darbeleriyle oluşturduğu değişik renklerde noktalarla istediği izlenimi uyandıracak renk ve ışık etkisini yaratmayı başarmıştır.

*Kör  : Ünlü ressam 80 yaşında katarakttan kör oldu. Geçirdiği katarakt ameliyatının ardından bir gözü açıldı. Görme yetisi biraz olsun düzeldi. Depresyon ve üzüntü içinde büyük boyutlu Nilüferler serisi projesine devam etti.)

*Migren

********************************************************************************

DANTE ALIGHIERI 
İtalyan ozan ve politikacı. En bilinen eseri, Ahirete yapılan bir yolculuğu anlattığı ‘İlahi Komedya’dır.

*Epilepsi

*Norkolepsi

*Kas gevşekliği

********************************************************************************

EDGAR ALLAN POE 

*Epilepsi

********************************************************************************

ELIZABETH TAYLOR 

*Astım

********************************************************************************

ELVIS PRESLEY 

*Asperger bozukluğu

*Migren

********************************************************************************

ERNEST HEMINGWAY 

*Şizofren

********************************************************************************

FRIDA KAHLO (1907 – 1954)

Meksikalı ünlü ressam. Ressam Diego Rivera’nın eşi. Resimlerinin yanı sıra inişli çıkışlı özel yaşamı ve politik görüşleri ile tanınır.

*Çocuk felci :Altı yaşındayken geçirdiği çocuk felci nedeniyle evinde dokuz ay boyunca yatmak zorunda kalan Frida, sinirleri etkileyen bu hastalık nedeniyle sağ bacağında ciddi bir incelme olmuştur. Omurgasında sorunlar vardı. Hayatının sonuna doğru sağ bacağı kesildi.

********************************************************************************

FYODOR FYODOR DOSTOYEVSKY 
Rus roman yazarı. Polisiyelerden söz açıldığında, pek çok incelemeci ve eleştirmen, türün yüksek edebiyata giren ürünlerine örnek olarak Dostovyevski’nin “Suç ve Ceza” romanını gösterir.

*Epilepsi

********************************************************************************

GALILEO GALILEI (1564 – 1642)

Modern fiziğin ve teleskobik astronominin kurucularından olan İtalyan bilim adamı.

*Galileo Sendromu

*Kör : Yazdığıİki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar” adlı eserinin yasaklanması sonrasında yetmiş yaşında hapsedilen Galileo kör oldu.

********************************************************************************

GOETHE 

*Asperger bozukluğu

********************************************************************************



HANS CHRISTIAN ANDERSEN 

*Disleksi

********************************************************************************

HARRISON FORD 

*Disleksi

********************************************************************************

HOMEROS 

Batı Edebiyatı’nın ilk büyük eserleri sayılan İlyada ve Odysseia Destanları’nın yaratıcısı veya derleyicisi olduğu kabul edilir.

*Kör

********************************************************************************

JAY LENO 

*Disleksi

********************************************************************************



JESICA ALBA 

*Takıntı hastalığı  – Obsesif kompulsif bozukluk

********************************************************************************

JOHN LENNON 

*Disleksi

********************************************************************************



JOHN MILTON 

İngiliz şair. İngiliz edebiyatında “Paradise Lost” isimli destansı şiirleriyle bilinmektedir. John Milton, sansürü uygunsuz bulan Areopagitica söylevi ile bilinmektedir.

*Kör

********************************************************************************



JOHN NASH 
(1928 – 2015)

Amerikalı dâhi bir matematikçi. Ünlü ”Oyun Teorisi” nin sahibi. Akıl Oyunları isminde bir film onun hayatından alındı.

*Şizofren : Çevresinde aslında olmayan kırmızı giysili insanlar görüyordu.

********************************************************************************

JULES VERNE 
Bilimkurgu türünün “babası”olarak tanınan Fransız yazar Jules Verne, 19. yüzyılın ikinci yarısında, bilimsel gelişmelerin ve buluşların hız kazandığı bir dönemde yaşadı. ‘Deniz Altında Yirmi Bin Fersah’ en bilinen romanlarındandır.

*Disleksi

********************************************************************************

JULIA ROBERTS 

*Kekeme :Gençlik yıllarında uzun süre kekemelikten kurtulmak için tedavi gördü.

*******************************************************************************

ISAAC ASIMOV 
Pek çok konuda yapıtları olmasına karşın, bilim kurgu eserleri ve popüler bilim kitapları ile tanınmış Rus asıllı yazar.

*Asperger bozukluğu

********************************************************************************

ISAAC NEWTON   (1643 – 1727)

İngiliz fizikci, matematikci ve astronom.  1669’da beyaz ışığın bileşimi üzerinde bir teori ortaya attı. Newton ışığın küçük cisimlerden meydana geldigini sanıyordu. Etki ile tepkinin ayni (esit) oldugunu ileri surdu. Evrensel çekim yasasını keşfetti. Teleskobu icat etti.

*Şizofren

*Kekeme

*Asperger bozukluğu

*Epilepsi

*******************************************************************************

KURT COBAIN

*Şizofren : Hastalığının etkisiyle intihar etti.

********************************************************************************

LEO TOLSTOY 
Büyük bir Rus yazarı; fikir, eğitim, sanat dünyasının en ünlü kişilerinden biridir. Eserlerinden en kuvvetli iki romanı ‘Savaş ve Barış’ ile ‘Anna Karenina’dır. İslam’a olan merakı sebebiyle bir gece trene binip İstanbul’a gitmeye karar verdi, ancak tren istasyonunda fenalaşan ünlü yazar oradaki görevlilerden birinin evinde geceyi geçirdi, ertesi gün hayata gözlerini yumdu.

*Şizofren : Tolstoy hastalığından ötürü sürekli intiharı düşündüğü söylenir.

********************************************************************************

LEONARDO DA VINCI (1452 – 1519)

İtalyan Rönesans mimarı, müzisyen, anatomist, mucit, mühendis, heykeltraş, geometrisyen ve ressamdır. En önemli yapıtları ‘Mona Lisa‘ ve ‘Son Yemek‘.  Davinci de tıpkı diğer dahiler gibi kolay bir hayat geçirmemiş. Onun da diğer dahiler gibi garip özellikleri varmış. Mükemmele ulaşma arzusu onu sürekli olarak yaptığı işleri yarım bırakmasına sebep oluyormuş. Buna rağmen onun en ünlü eserlerinden olan Mona Lisa ve Son Akşam Yemeği yapıtlarını tamamlamayı başarmış. Davinci de 8 saatlik deliksiz bir uyku uyumaktansa 15 er dakikalık molalar vererek uyumayı tercih ediyormuş. İşlerine tam olarak konsantre olamayışının sebebi de az uyku uyuması olarak gösteriliyor.

*Disleksi :   “-Okuma güçlüğü çeken bir bilim adamını, bilimsel becerileri olmayan bir okur-yazara tercih etmelisiniz. ” Leonardo Da Vinci   Büyük ressamdaki bu rahatsızlık kendisini en göze çarpıcı biçimde el yazısında gösterir. Yazıyı tersten, aynadan görünüş imajıyla, yani sağdan sola doğru yazıyordu Leonardo da Vinci. Bu durumun solak olan dislektiklerin çoğunda rastlanan bir davranış biçimi olduğu öne sürülür. Ve bu kişilerin tersten yazdıklarının farkında olmadıkları da bulgular arasındadır. Ayrıca Leonardo Da Vinci’nin el yazısı oldukça karmaşık, düzensiz ve ilginç bir görüntüye sahiptir. Da Vinci’nin bitirdiği projelere yeni baştan başlaması da dislektiklerin karakteristik özellikleri arasında sayılmaktadır. Bunlar yanında çizimlerinin oldukça detaylı ve kusursuz oluşu, olağandışı bir sanat üslubu ve eserlerine akseden yaratıcı dehası disleksinin Leonardo Da Vinci’ye bahşettikleri arasında sayılıyor.

*Asperger bozukluğu

*Epilepsi

*Frijit : Leonardo’nun hayatı boyunca sevgilisi olmadı, bir erkek olan Mon Salai dışında. Cinselliği duyguların olmadığı zaman, iğrenç bir şey olarak tanımladı.

********************************************************************************



LEONARDO DI CAPRIO

*Disleksi

**************************************************************************

LOUIS WAIN 
Yaptığı sıradışı kedi resimleriyle tanınan dünyaca ünlü bir ressam.

*Şizofren

********************************************************************************

LUDWIG Van BEETHOVEN (1770 – 1827)

1770 doğumlu Alman klasik müzik bestecisi. Yaşamı boyunca sağlık problemleri çeken Beethoven 1801’de işitme problemleri yaşamaya başlamış ve 1817’de tamamen sağır oldu. Bu dönemden sonra sağırlığı müzik yaşamını hiçbir şekilde etkilememiş, hatta hepimizin çok iyi bildiği 9’uncu senfoniyi sağırlık döneminde bestelemiştir. Dünya klasik müzik tarihinin en önemli sanatçılarından olan Beethoven, etrafındaki insanlara çok kaba davranıyor ve herkesle kavga ediyormuş. Daha sonradan sağır olması da  onun ve etrafındakilerin hayatını daha da zorlaştırmış. Evinde çalışanları hırsızlıkla suçluyor ve kızdığı zaman karşısındakilere birşeyler fırlatarak kendini rahatlatıyormuş. Sürekli pis kıyafetler giyen ve çok aksi olan Beethoven hiç evlenmemiş.

*İşitme özürlü

*Astım

*Takıntı hastalığı (Obsesif kompulsif bozukluk)

*Asperger bozukluğu   

*Astım : Astım hastalığından muzdarip olan Beethoven çalışmalarından önce kafasını soğuk suyla dolu kovaya sokardı.

********************************************************************************

MARTIN SCORSESE

*Astım
*Takıntı hastalığı (Obsesif kompulsif bozukluk)

********************************************************************************

MARILYN MONROE 

*Asperger bozukluğu

*Kekeme

********************************************************************************

MICHELANGELO 

*Disleksi

********************************************************************************



MICHAEL JACKSON

*Disleksi

********************************************************************************

MICHAEL J FOX 

*Parkinson

********************************************************************************

NAT KING COLE

*Kekeme (Çocukluğunda kekeme olan “Kadife sesli şarkıcı” olarak taninan ABD’li cazcı Nat King Cole, tedevi sonrası hastalığından kurtuldu.)

********************************************************************************

NAPOLYON BONAPART 

*Asperger bozukluğu

*Migren

********************************************************************************



PABLO PICASSO 
(1881 – 1973)

İspanyol ressam ve heykeltıraş. 20. yüzyıl sanatının en iyi bilinen isimlerindendir. Georges Braque ile birlikte kübizm akımının temelini atmıştır.

*Disleksi

*Migren

********************************************************************************

Pisagor

PİSAGOR (MÖ 570 – MÖ 495)

*Obsesif Kompülsif Bozukluk : Bu yüzden kök ikinin rasyonel olmadığını ispatlayan öğrencisi Hippasus’u denize attırmıştır. Fikirlerinin kesin doğru olduğunu düşünürdü.

************************************************************************************

RAY CHARLES 

*Kör
*Manik depresif

********************************************************************************

ROWAN ATKINSON

*Kekeme

********************************************************************************

SALVADOR DALI (1904 – 1989)

İspanyol sürrealist ressam. Gerçeküstü eserlerindeki tuhaf ve çarpıcı imgelerle ünlendi. En iyi bilinen eseri olan Belleğin Azmi‘ni 1931’de bitirdi. Dalí, ressamlığın yanı sıra heykelcilik, fotoğrafçılık ve filmcilikle de ilgilenmiş, Amerikalı animasyoncu Walt Disney ile beraber yaptığı Destino adlı kısa çizgi film, 2003’te “en iyi kısa animasyon filmi” dalında Oscar adayı oldu.

*Parkinson 

*Dikkat Eksikliği

*Hiperaktivite Bozukluğu 

*Neredeyse 48 yaşına kadar cinsellikten oldukça soğuktu ve eşi ile 15 yıl kadar birlikte olmadı.

********************************************************************************

SOCRATES 

*Asperger bozukluğu

*Epilepsi

********************************************************************************



STEPHEN HAWKING 
(1942 – …)

Einstein’den bu yana dünyaya gelen en parlak teorik fizikçi olarak kabul edilen matematik profesörü olarak görülür.Gorelelik kurami ile kuantum mekaniginden yararlanarak kara deliklerin ozelliklerini kuramsal olarak ortaya koydu. Çalismalari klasik termodinamiğin ile kuantum mekaniğin yasalari arasindaki ilişkiyi ortaya koyduğu için önemlidir.

*ALS : 21 yaşında henüz tedavisi olmayan ALS hastalığına yakalandı. Motor nöronların yüzde sekseni öldü ve felç kaldı.

*Kekeme

*Epilepsi

********************************************************************************



STANLEY KUBRIC

*Takıntı hastalığı (Obsesif kompulsif bozukluk)

********************************************************************************

STEVIE WONDER 

*Kör

********************************************************************************

THOMAS EDISON 

Bini aşkın buluş yapan, bu arada elektrik ampulünü fonografi ve film gösterme makinelerini geliştiren Amerikalı mucit.  Edison herkesin tanıdığı bir dahi . Peki dahi olmakla, az uyumak arasında bir bağlantı var mı acaba? Edison hayatı boyunca kısa uykularla hayatını devam ettirmeyi başardı ve hiçbir insanın bütün bir geceyi uyuyarak geçirmemesi gerektiğini söyledi. Edison uykudan , sevdiklerinden , yemekten , yani hayatın bütün nimetlerinden kendini uzak tutarak bütün konsantrasyonunu sadece işine vermiş.

*İşitme özürlü

*Disleksi : “-Öğretmenim sersemin teki olduğumu söylüyor, babam da aptal olduğumu düşünüyordu. Bense artık budalanın teki olduğuma karar vermiştim.” Thomas Edison. Okul yıllarında matematik dersini kavramakta oldukça güçlük çekiyor, anlatılanlara konsantre olamıyor, kelimeleri kullanma ve konuşmada zorlanıyordu. Algılama ve duyma yetersizliği nedeniyle okuldan uzaklaştırılan Edison, 3 yıl boyunca özel öğretmen eşliğinde devam etti eğitimine. Meraklı kişiliği ve bilime tutkusu, son teknolojik gelişmelerin doymak bilmez takipçisine döndürmüştü onu. 10 yaşında kendisini fizik ve kimya kitaplarına veren büyük mucit, evlerinin kilerinde bir labarotuvar kurdu. Okuldaki düşük performansına karşın üstün zekası Edison’u aralarında telgraf ve elektrik ampulünün de bulunduğu 1093 adet patentli buluşun sahibi ve modern bilimin kurucularından biri yaptı. Çalışma ve gayretin kudretine inanan Edison,  “-Dehanın yüzde 1’i ilham, yüzde 99’u ise alın teridir.” diyordu.

*******************************************************************************



TIM BURTON 

*Manik depresif bozukluk

********************************************************************************

TOM CRUISE

*Disleksi : “-Dikkatimi toplamak konusunda kendimi eğitmem gerekiyordu. Daha iyisini yapabileceğimi ve aynı zamanda daha iyi okuyabileceğimi herkese göstermekti dileğim.Tom Cruise”

********************************************************************************

TOM HANKS 

*Asperger bozukluğu

********************************************************************************

VINCENT VAN GOGH   (1853 – 1890)

Hollandalı ard izlenimci ressam. Bazı resim ve eskizleri, dünyanın en tanınmış ve en pahalı eserleri arasında yer alır.

*Şizofren : Van Gogh şizofreni hastasıydı. Boyadan zehirlenmesi bu etkiyi arttırdı.

*Bipolar Bozukluk 

*Katarakt

*Meniere sendromu

*Asperger sendromu

*Migren

*Epilepsi

*Frengi

********************************************************************************

VINCENT PRICE

*Parkinson

********************************************************************************

VIVIEN LEIGH 
Rüzgâr Gibi Geçti filmindeki güneyli güzel Scarlett O’Hara (1939) ve A Streetcar Named Desire filmindeki Blanche DuBois rolleri ile (1951) iki Oscar kazanan ünlü İngiliz aktrist.

*Şizofren

********************************************************************************

WALT DISNEY 

*Disleksi

********************************************************************************

WHOOPI GOLDBERG

*Disleksi

********************************************************************************

WINSTON CHURCHILL

“-Okul yıllarında kendimi oldukça bezgin ve cesaretim kırılmış hissederdim. Kendini sınıftan tamamen dışlanmış veya yarışın en sonunda hissetmek berbat bir duyguydu.” Winston Churchill

************************************************************************************

WOLFGANG AMADEUS MOZART (1756 – 1791)

Klasik Batı Müziği’nin, en üretken ve en etkili bestekârlarından biridir. Yapıtları, senfonilerin, konçertoların, oda orkestralarının, piyanonun, operanın ve korolu müzikleri etkilemiş, 35 yıllık ömrüne 626 eser sığdırmıştır. Günümüzde müzik tarihinin en büyük dehalarından biri olarak kabul görmüştür.

*Tourette Sendromu : Notalama yeteneğinin buradan geldiği düşünülüyor.

************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************ HASTALIKLAR HAKKINDA KISA BİLGİLENDİRME :

********************************************************************************

*ALS : Bu hastalık vücuttaki beyinden omuriliğe, oradan kaslara giderek hareketlerimizi düzenleyen motor sinirleri etkileyerek, kas hareketlerine engel olur. Hastalığın ileri evrelerinde felç gelişir. Buna karşılık genellikle akli yetenekler etkilenmez. Kekemelik de ALS hastalığının bir göstergesidir.

*ASPERGER : Asperger Sendromu’nda beynin tüm lobları ayrı ayrı çalışır. Bu yüzden birden farklı alanda uzmanlaşabilirler. Ayrıca bu rahatsızlık kişinin asosyal olmasına, hep aynı şeyleri tekrarlamasına da yol açabilir.

Asperger sendromu yaşayan insanlarda bir nevi empati eksikliği oluyor. Yani karşısındaki insanın bağırma sebebinin kızgınlıktan olduğunu ya da ağladıklarında üzgün olduklarını anlayamayabiliyor ve ona göre tepki veremiyorlar. Asperger sendromu olan kişiler sıkça ortalama veya ortalama üstü zekâya sahip olduğu görülmüştür. (

Asperger sendromu ile otizm sıklıkla birbirlerine karıştırılır. Buna neden olacak bazı benzerlikleri olsa da aslında Aspergerli çocukları otistik çocuklardan ayıran birçok belirgin farklılık vardır.

Benzerlikler :

Çocuğun yaşıtlarıyla ilişki geliştirememesi ve duygusal karşılık verememesi hem Asperger sendromunda hem de otizmde temel sorunlardan biridir.

Yine her iki rahatsızlıkta da oyun oynamada güçlük, hayal gücünde eksiklik ve çevresindekilerle iletişim kurmada sorun vardır.

Her iki gruba dahil olan çocuklar sözsüz iletişimle kendilerini doğru ifade edemezler. Duruma uygun yüz ifadesi, el-kol hareketleri, göz göze gelme gibi birçok davranışta bozulma olduğu görülür.

Farklılıklar : 

Aspergerli çocuklarla otistik çocukları birbirinden ayıran temel farklılıkların başında sosyalleşme gelir.

Aspergerli çocuklar otistik çocukların aksine sosyal olabilmek için uğraşır. Otistik çocukların en belirgin özelliği, kendi dünyalarında yaşamaya çalışma, içe dönme ve dış dünyaya karşı ilgisiz görünmeleridir.

Aspergerli çocuklar insanlarla iletişime geçmeyi sever. Erken bebeklik döneminden itibaren sevgilerini gösterebilirler.

Asperger sendromlu çocukların dil gelişimlerinde fazla gecikme olmaması da otistik çocuklardan ayrılmalarını sağlayan diğer bir özellikleridir.)

*ASTIM :  Solunum yollarının süregelen bir iltihap sonucu aşırı derecede duyarlı olmasına ve bazı etkenlerle zaman zaman daralmasına neden olan bir solunum yolu hastalığıdır.

*DİKKAT EKSİKLİĞİ ve HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU : Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukların ortalama %5-10’unu etkileyen, dikkatsizlik ve/veya hiperaktivite bozukluğu ve dürtü kontrollerinde sorunlar ile ortaya çıkar. Dikkat eksikliği durumu, sıradan bir dalgınlık değildir.

*DİSLEKSİ : Basit tanımıyla öğrenme bozukluğu demek. Dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren bir öğrenme bozukluğudur. ( en altta detaylı bilgi verilmiştir.)

*EPİLEPSİ  : En basit tanımıyla kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna sebep olan epilepsi sık sık kişinin bayılarak nöbet geçirmesine sebep olan hastalıktır. Zaman zaman gelen, bilinç yitimi yapan ya da yapmayan çeşitli tipte nöbetlerle seyreden bir beyin hastalığıdır.  Epilepsi ile sara aynı şeydir. Yurdumuzun bazı yörelerinde tutarık adı ile anılır.

*FRİJİT :  Cinsel manada karşı cinse karşı oluşan soğukluktur.

*GALİLEO SENDROMU : Bu sendrom kısaca ”Zemzem kuyusuna işemek.” Yani o anki topluma ters düşen her ne varsa o konuda insanları zorlamak.

*HİSTERİK FÜG : Bu rahatsızlık kişiyi gerçek dünyadan koparır

*KATARAKT : Gogh’un resimlerinde ağırlıklı olarak sarıyı kullanan ve ışığı hareli olarak göstermesi kataraktın etkisi olduğu söyleniyor.

*MANİK DEPRESİF : Türkçe’de “iki uçlu mizaç bozukluğu” veya “iki uçlu duygu durumu bozukluğu” terimleriyle karşılanan bu rahatsızlık, daha çok “manik depresif hastalık” adıyla şöhret bulmuştur. Ama hastalığın günümüzde bilim çevrelerinde kullanılan ismi “bipolar bozukluktur”. ”Bipolar Bozukluğu” yaşayan kişilerin duygu durumu fazla oynak, kah göklerde gezen, kah yerin yedi kat dibine batan kişilerdir. “aslında hayatında en az bir “mani” atağı geçirmiş insanlara bu teşhisi koyduklarını” söyledi.

*MİGREN : Tarihte şiddetli başağrılarının görme anormalliklerine neden olduğu migren hastalığının sadece dahilerde rastlanan bir hastalık olduğu inancı vardır. Yapılan araştırmalar sonucu ünlü ressamın eserlerinde yer alan düşey yarıklar ve kayık yüz parçalarını figürlerinde sık sık görülmesi migren hastalığının bir resimlerine yansıması olarak nitelendiriliyor.

*NORKOLOPSİ : Norkolepsi gündüzleri sürekli uyuma ihtiyacı hissetmektir. Kas gevşekliği ise bu hastalığın bir sonucudur.

*OTİSTİK SPEKTRUM BOZUKLUĞU :Asperger sendromuna benzese de farklılıkları vardır. Kişi kendini uzun uykulardan alamaz. Sürekli yarı baygın halde dolaşabilir. Beyin loblarının arasında bağlantı sadece yaşamsal faaliyetleri sürdürecek kadar vardır

*PARKİNSON : Parkinson daki en önemli belirtilerden birisi istirahat halinde görülen tremor yani titremedir. En çok ellerde görülür tremor genellikle saniyede 3 – 7 vuruşlu olup bir amaca yönelik hareket esnasında ve uykuda; Örn. bir bardağı tutmak için uzanıldığında kaybolur. Parkinsonizm kelimesi belli bir hastalıktan çok, değişik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan bir dizi belirtiyle tanınan bir durumu çağrıştırıyor. Bu belirtilerin en önemlileri uzuvların titremesi, kasların sertliği ve vücut hareketlerinin yavaşlığıdır. Bu üçlemeye eklenebilecek diğer belirtiler arasında; öne eğik duruş şekli, küçük adımlarla ve ayaklarını sürüyerek yürüme, yumuşak, hızlı ve aynı tonda konuşma sayılabiliyor. Parkinson hastalığı, çeşitli parkinsonizm tabloları arasında kendine özgü belirtiler ve beyinde oluşturduğu değişikliklerle ayrı bir yere sahip. Parkinsonizmdeki titreme, özellikle elleri ve ayakları, bazen dudakları, dili, çeneyi, seyrek olarak da gövdeyi etkileyebiliyor. El veya ayakta dinlenme halinde ortaya çıkan tetreme bir hareket sırasında kayboluyor. Örneğin, uzanıp bir cismi tutma hareketi sırasında eldeki titreme kayboluyor, dinlenme haline geçince tekrar ortaya çıkıyor. Titremenin tıbbi karşılığı ‘tremor’ dur. Dinlenme sırasında ortaya çıkma özelliği diğer hastalıklarda görülebilen çeşitli titremelerden ayırdedilmesine yardımcıdır.

*ŞİZOFRENİ : kişilik bölünmesi, zayıf kişilikli olma, zeka geriliği veya tembellik değildir. Önemli ruhsal hastalıklarından birisidir. Hastalarda genelde gerçekle hayal dünyasını ayırt edememe, mantıksal düşünme yeteneği kaybı, normal duygusal tepkiler verememe ve toplumsal kurallara uyamama görülür. Aynı zamanda hatırlama ve normal konuşma yeteneği genelde kaybolur.

*TAKINTI HASTALIĞI (OBSESİF  KOMPULSİF  BOZUKLUK) : “Ocağı açık unutmuş olabilir miyim? Ütüyü prizden çıkarmış mıydım? Ya sevdiklerimin başına kötü bir şey gelirse! Ya insanlara zarar verirsem ya da kötü bir söz söylersem…” Efsanelere ve birçok edebi esere konu olmuş olan takıntı hastalığının en çarpıcı ve meşhur örneği Shakespeare’in Macbeth adlı eserinde yerini bulmuştur. Lady Macbeth’in etkisiyle kocası Macbeth, Kral Duncan’ı öldürür ve L. Macbeth’de bir el yıkama hastalığı başlar. “Arabistan’ın bütün parfümleri getirilse bu elin kirleri temizlenemez” der ve ellerini yıkamaya devam eder. Obsesif-Kompulsif bozukluk tekrarlayıcı ve kontrol edilemeyen düşüncelerle ve tekrarlayıcı ritüellerle karakterize bir bozukluktur.

*TOURETTE SENDROMU : 1885’te Nörolog Tourette tarafından tanımlanan bu hastalık kendini istem dışı ani hareketler veya sesler içeren tiklerle belli ediyor. Diğer adı ‘tik hastalığı‘ olan bu rahatsızlığın karakteristik özellikleri; zıplama, diğer insanlara veya eşyalara dokunma, koklama, dönme, İşitilen bir sesi ve kelimeyi tekrarlama, küfürlü konuşma,göz kırpma, göz çevirme, ağız oynatma, boyun bükme, omuz kaldırma, parmak-el oynatma…

********************************************************************************

Dahilerin Hastalığı: Öğrenme Bozukluğu – Disleksi

Disleksi; okuma, yazma, akıl yürütme, dinleme, konuşma ve matematiksel becerilerin kazanılmasında kendini gösteren bir öğrenme bozukluğu olarak tanımlanıyor ve bu rahatsızlıktan muzdariplere  ‘dislektik’ deniyor. Yunanca kökenli bir sözcük olan disleksi (dyslexia), ‘kelime kullanımında yaşanan güçlük’ anlamına geliyor. Dislektik olan, yani öğrenme güçlüğü çeken kişiler harfleri birbiriyle karıştırır, okuyamaz, yazamazlar. Okuduklarını kısa süre sonra unutabilir, harflerin seslerini telafuz etmede güçlük yaşarlar.

Nörolojik kökenli bu rahatsızlık, doğuştan geliyor ve beynin sol yarım küresindeki dil kullanımıyla ilgili bölümlerdeki farklılaşmayla okuma, yazma ve telafuz edebilme yeteneklerinde görülen bozulmayla ortaya çıktığı öne sürülüyor. Beyin görüntüleme tekniklerinin göstergelerine bakılırsa, dislektik olan kişiler, bilgiyi farklı bir biçimde işliyorlar ve bu da sıralama yapma, okuma ve bilgiyi organize etme konularında çeşitli sorunlar yaşanmasına neden oluyor.

Bu rahatsızlık motivasyon, dikkat, algılama süreçlerinde oldukça büyük güçlükler çıkarsa da, dislektiklerin çoğunun zeka seviyesinin ortalamanın üzerinde olduğu ve bu kişilerin farklı yeteneklere sahip bulundukları gözlenmekte. Nörolojik farklılıklar ve öğrenme sırasında beynin farklı işleyişi, dislektiklere 3 boyutlu düşünme, mekansal muhakeme, görsel kavrayış kabiliyeti kazandırıyor. Bu da problem çözmede ve yaratıcılıkta sıra dışı bakış açıları sunuyor kendilerine. Öğrenme sorunu yaşayan pek çok bilim adamı, sanatçı, devlet adamına bakılırsa dislektiklerin yazma ve okumada güçlük çekerken, öte yandan özel yeteneklerle donatıldıklarını düşünmeden edemiyor insan. İşte tarihten ve bugünden okuma ve yazma güçlüğü çeken, ancak başarının peşini bırakmayan ünlü dislektiklerin uzayıp giden listesi:

Leonardo Da Vinci, Einstein, Thomas Edison, Düşünen Adam heykelinin sahibi ünlü heykeltraş Rodin, Alexander Graham Bell, Winston Churchill, Walt Disney, Agatha Christie, Henry Ford, Matrix’in baş aktörü Keanu Reeves, Richard Branson, Yırtık Rahibe ve Hayalet filmlerinin sevimli oyuncusu Whoopi Goldberg, Tom Cruise, şarkıcı ve oyuncu Cher…

Disleksi doğuştan gelse de, ancak kelimelerin ve seslerin kullanılmaya başlanmasıyla farkına varılan bir rahatsızlık. Bu rahatsızlığı olan küçük çocuklar, konuşmaya ve sözcükleri telafuz etmeye yaşıtlarından daha geç başlarlar.  Okul çağındaki çocuklar ise sözcüklerin yazımını öğrenmekten çok ezberleme yoluna giderler. Dislektik olan yetişkinler daha yavaş çalışır, yazma gerektiren eylemlerden kaçınırlar.

Dislektikler Nasıl Davranır

Yazılı kelimeleri öğrenme ve hatırlamada güçlük çekerler.< Yön (yukarı-aşağı, sağ-sol gibi) ve zaman (önce, sonra, dün, yarın gibi) kavramları ayırt edemezler.Kısa süreli hafızaları zayıftır. Sesleri tanımakta güçlük çekerler.< Harfleri ya da sayıları tersten algılarlar. Örneğin b’yi d, E’yi 3, 6’yı 9, 73’ü ile 37 gibi görürler. < o, e, c gibi harflerin arasındaki farkları dile getiremezler. Sözcükleri tersten okurlar, örneğin ‘edip’  sözcüğünü ‘pide’ şeklinde algılarlar. Sıralamada güçlük çekerler; alfabeyi öğrenme, mevsimleri ve ayları sıralamada zorlanırlar, doğum tarihlerini karıştırırlar, alışveriş listesi yapamazlar.< Okurken kelime atlarlar.< Konuşmaya yaşıtlarından geç başlarlar ve konuşma becerileri zayıftır.Harfleri doğru algılayamadıkları için okuma sırasında şiddetli baş ağrısı ve mide bulantısı çekerler.< Hecelerin seslerini karıştırır, sessiz harflerin yerini değiştirirler.< Zamanı hatırlamakta ve algılamakta güçlük çeker, randevu saatlerini unuturlar.Ritimleri iyi duyamazlar.< Mizahi öğeleri kavrayamayabilirler.< Uzun sözcükleri telaffuz etmekte güçlük çekerler.Koordinasyon ve düzenlemede sorun yaşarlar.Son okunan şeyi hatırlayamaz, bu nedenle aynı paragrafı tekrar tekrar okumak zorunda kalabilirler.         Konsantrasyon ve dikkat güçlüğü yaşarlar.< Kolay okunamayan bir el yazıları vardır, ellerini iyi kullanamazlar.< Aynı anda birden çok işi yapmakta güçlük çekerler. Örneğin yazarken dinlemek ve izlemekte ya da aynı anda karşısındaki iki kişiyle birlikte konuşmakta güçlük çekerler.Fikirlerini  kağıt üzerine kolay kolay yazamaz ya da sözlü olarak seslendiremezler.< Hareketlerinde yavaş ve hantaldırlar. 

Dislektikleri Dahi Yapan Özellikler :
Dislektikler dahi olarak addedilen kişilerin sahip oldukları pek çok özel yeteneğe sahiptirler.  Bu kişiler öğrenme sürecinde beyinlerinin farklı işleyişiyle birlikte şu özelikleri kazanırlar:
Ortalamanın üzerinde bir meraka sahiptirler.< Çevrelerinde olup bitenler ya da yer alanlar hakkında oldukça yüksek bir farkındalık yakalamışlardır. < Kelimelerle düşünmek yerine resimlerle düşünürler. Sezgisel bir düşünüş ve anlayışa sahiptirler.    < Çok boyutlu olarak düşünür ve algılarlar.< Düşüncelerini realiteye, şekil, imaj ya da biçimlere dökebilirler.Düşündüklerini hayal güçlerinde oldukça canlı ve berrak şekilde canlandırabilirler.< Sözel, işitsel ve görsel algıları güçlüdür. < Beyinlerinin işleyişini, algılarını değiştirmek ya da farklı algılar yaratmak üzere kullanabilirler. < Mekansal muhakeme ve görsel kavrayış yetenekleri güçlüdür.

********************************************************************************

Manik Depresif  belirtileri:
• Maniye girmiş kişi (yani “manik” hasta) son derece neşelidir.
• Güler, şarkılar söyler, herkesle sohbet eder. Hatta genellikle etrafına neşe saçar.
• Manik hastanın uyku ihtiyacı azalır. Mesela günde üç saat uyur, ama son derece zinde, dinç olarak uyanır.
• Manide iştah artar. Kişi genellikle hayatında hiç olmadığı kadar yemek yer.
• Manide insan son derece enerjiktir. Yerinde duramaz, sürekli gezer, koşuşturur, bir an durup dinlenme gereği duymaz.
• Manik hasta kendisini oldukça güçlü, zeki, önemli, güzel hisseder. Her şeyi başarabileceğine inanır.
• Manide cinsel istek artar.
• İşyerinizde çalışan kendi halinde bir kadın günün birinde mesaiye alışılmadık derecede açık ve frapan kıyafetlerle gelebilir ve erkeklere laf atmaya başlayabilir.
• Manik kişi çok konuşur. Hatta genellikle hiç durmamacasına, neredeyse nefes bile almadan ve yüksek sesle konuşur.
• Manideki kişi konuşurken konudan konuya atlar, asla konu sıkıntısı çekmez.
• Manideki kişiye yüklü telefon faturaları gelir.
• Manik hastanın düşünceleri hızlanmıştır. Aklına büyük bir süratle bin türlü düşünce üşüşür. Düşüncelerini durduramaz.
• Manide hastanın dikkati artmıştır, küçücük ayrıntıları gözden kaçırmaz, ama dikkatini belli bir konu üzerinde sürdüremez (yani dikkati dağınıktır).
• Manideki kişinin hafızası da güçlenmiştir. Çok zekice espriler yapar.
• Manide insan çeşitli taşkınlıklar yapar.
• Manideki kişi çok para harcar, cesurca ve hatta tehlikeli yatırımlar yapar, işini bırakır, yeni işler kurar.
• Manide hasta neşeli olmakla birlikte, kolaylıkla da sinirlenir.
• Kendisiyle tartışmaya, fikirlerini eleştirmeye, taşkın davranışlarını engellemeye çalıştığınızda büyük bir öfkeye kapılır.

About Ayşen Cumhur Özkaya

Ruhu Sanatçı Gönlü İnançlı Hali Hüzünlü Şefkatli Romantik Her daim Duygusal Hayalci Melankolik Karşılıksız Seven Çocuk Kalpli İlahi Aşka Aşık biri
Bu yazı SANAT ** ART içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Herkesin bir eksiği vardır, Dahilerin bile… için 5 cevap

  1. Ayten dedi ki:

    Ben bazen neyin gercekde, neyin hayalde oldugunu ayirt edemiyorum.Sizce bu sizofrenmi?

    • Aysen Ozkaya dedi ki:

      Bir kaç kelimeyle açıklanmış basit bilgilerden faydalanmak yerine bu hususu bir doktora danışmanızda yarar var. Hepimiz zaman içinde böyle duygular yaşayabiliriz, belki hasta da olabiliriz., ama yazılan bir kaç cümleye bakarak kendiniz karar vermeyin sakın…Sağlıklı bir cevap arıyorsanız psikolaga danışmanızı öneririm. En yakın devlet hastahanesi gidip yardım alabilirsiniz. Sormak, araştırmak, yardım almak, tedavi olmak ayıp bir şey değil, üstelik eğer bir hastalık varsa ve başında yakalanırsa tedavi olanağı da artabilir…

      • Ayten dedi ki:

        Tavsiyeniz icin tesekkur ederim ama her gun duvarlrda hayallerle konusuyorum.Bir dizi seyr etdiyimde ordaki hoslandigim kisi benim sevgilim ve ya annem,babam, abim bile ola biliyor.Simdiye kadaar kac kisiyle segili oldum bir bilseniz.Ayrica neyi yapdigimi ve ya sadece hayal etdiyimi ara sira ayirt edemiyorum.

  2. Aysen Ozkaya dedi ki:

    Demek ki empati gücünüz çok yüksek…Belki de zekanız….Konu da bu değil mi zaten…Ama bunun cevabını maalesef ben veremem, dediğim gibi bir psikolaga danışırsanız size daha yardımcı olabilir. Yardımcı olabilmeyi çok isterdim ama maalesef…ve bu konuda kimseden de öğüt almayın, gördünüz işte yazılanlara bakarak insan kendisini hasta zannedebilir, belki de dediğim gibi sizin de empati gücünüz çok yüksek olabilir sadece….Eğer öyleyse bunu yararlı bir kanala (yazı, müzik, resim) aktarırsanız belki faydası bile olabilir, sonuçta en güzel eserleri biraz sınırı geçmişler vermiyor mu!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s